temel-header
İzmir Körfezi’nde Dağılım Gösteren İri Sardalya Sardinella aurita Valenciennes, 1847’nin Beslenme Özelliklerinin Belirlenmesi

Proje Yöneticisi: Doç.Dr. Bahar Bayhan

Araştırmacılar: Toğulga, M., Kaya, M., Hoşsucu, B., Taşkavak, E., Özaydın, O., Salman, A., İlhan, D., Sever, T.M., Gürkan, Ş., Akalın, S., Akçınar, S.C., Taylan, B., Ulutürk, E.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:10-SÜF-020

Başl.-Bitiş T.:10/30/2010 - 10/30/2013

tr ÖZET

İri sardalya [Sardinella aurita Valenciennes, 1847]’nın İzmir Körfez’indeki beslenme rejimini belirlemek için yapılan bu çalışmada, araştırma bölgesinden Ekim 2010 - Eylül 2011 tarihleri arasında mevsimsel olarak ticari balıkçılık ile elde edilen toplam 707 adet balık örneği incelenmiştir. İncelenen balıkların total boy aralığı 12.1 cm ile 27.1 cm’dir. Toplam 210 bireye ait mide içerikleri mevsimlere göre değerlendirilmiştir. Mikroskobik mide analizleri sonucunda; İri sardalya balığının İzmir Körfezi’nde beş zooplanktonik grup (Polychaeta, Crustacea, Mollusca, Tunicata ve Osteichthyes) ile beslendiği tespit edilmiştir. Nispi Önemlilik İndeksine göre esas olarak Copepoda ile beslenmekte bu grubu sırasıyla Cladocera, Decapoda ve Appendicularia takip etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Sardinella auita, İri sardalya, Diyet, İzmir Körfezi, Ege Denizi

en ABSTRACT

Determination Of Feeding Habits Of The Round Sardinella Sardinella Aurita Valenciennes, 1847 Distributing In The Izmir Bay (Aegean Sea)

In this investigation, total amount of 707 fish species, round sardinella [Sardinella aurita Valenciennes, 1847] collected by commmercial fisheries during October 2010 - September 2011 from Izmir Bay, were examined for their feeding habits. Total length range of the fishes is 12.1 cm and 27.1 cm. A total of 210 stomach contents were evaluated considering the seasons. According to the results of light microscopic examinations of stomach contents, it had been determined that, Sardinella aurita were fed on five zooplanktonic groups (Polycaeta, Crustacea, Mollusca, Tunicata and Osteichthyes) in Izmir Bay. This species were mainly fed on Copepoda followed by Cladocera, Decapoda, and Appendicularia according to the index for Relative Impotance (IRI).

Keywords:Sardinella auita, Round sardinella, Diet, Izmir Bay, Aegean Sea

 

Aliağa Körfezi Balıklarında ve Sedimentinde Mutajenitenin İzlenmesi

Proje Yöneticisi: Doç.Dr. Meltem Boyacıoğlu

Araştırmacılar: Parlak, H.,Ö, Çakal, B., Katalay, S., Boyacıoğlu,M.,Karaaslan, M. A.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:10-SÜF-024

Başl.-Bitiş T.:10/1/2010 - 10/30/2013

tr ÖZET

Ege bölgesinin sahil şeridinde yer alan Aliağa Körfezi pek çok endüstriel tesisi bünyesinde barındırmaktadır.Gemi Söküm tesisleri, Türkiye Petrol Rafinerileri,17 endüstriel fabrika ve kağıt işleme tesisleri başta gelmektedir ve bu tesisler deniz ekosistemini etkilemekedirler. Bu gibi endüstriel alanlarda kimyasal pollusyondeniz biotasını etkiledikleri gibi insan popülasyonu üzerinde de direkt veya endirekt toksik etkilere sebep olabilirler. Deniz ekosistemlerinde ksenobiyotiklerin başlıca kaynağı gemilerden gelen gres yağları ve diğer toksik kimyasallardır. Akuatik canlılar insan beslenmesinde önemli bir yer tutarlar ancak bu akuatik organizmalarda pek cok karsinojenik ve mutajenik kimyasallar tespit edilmektedir. Bu genotoksik etkilerin araştırılması ve izlenmesi yaşamımızda önemli bir yer tutmaktadır. Aliağa körfezi sedimentinin genotoksik etkisnin belirlenmesi ekosistem ve halk sağlığı için önemlidir. Bu nedenle Aliağa Körfezinden 6 istasyondan alınan sedimen örneklerinde (Ames testinin) S.typhimurium TA98 ve TA 100 hatları ile mutajenik etkisi araştırılmış ve veriler değerlediridiğinde Gemi Söküm bölgesinden alınan sediment örnekleri toksik ve diğer 1 istasyonda da Zayıf mutajenite belirlenmiştir. Sonuç olarak Aliaga körfezi önemli derecede “Gemi Söküm” tesislerinden kaynaklanan toksik ve genotoksik açıdan bir kirlenmenin etkisi altındadır ve eğer önlem alınmaz ise daha büyük sorunların yaşanması olasıdır.

Anahtar Kelimeler: Aliağa Körfezi, Mutagenite, Ames testi,Genotoksiste,

en ABSTRACT

Investigating The Mutagenic Effects Of Sediment Samples And Fisheries From Aliaga Bay

Aliaga is located on in the coast of Aegean region and has many industrial organisations for various purposes. Shipbreaking shipyards, Turkey Petroleum Refineries, 17 industrial facilities and paper mill are the main industrial buildings affect the marine ecosystems in that area. In the industrial regions chemical pollution is affecting marine biota and has toxic effects on human population directly or indirectly. One of the main sources of xenobiotic in the marine ecosystems is grease oils and other toxic chemicals coming from ships. As aquatic organisms take important place in the nutrition of human population and many carcinogen and mutagen chemicals were detected in this aquatic organisms so it is very important and crucial to search and monitor genotoxic effects. It is important to detect the genotoxic effects of sediment of Aliaga gulf both for public and ecosystem health. In this study we aimed to find out the mutagenic effects of sediments from 6 stations of Aliaga gulf by AMES’s test S.typhimurium TA98 ve TA 100 strains. According to our results, stations neam rby shipbreaking shipyard showed toxicity and in one station we detect that there was weak mutagenicity. Aliaga körfezi önemli derecede “Gemi Söküm” tesislerinden kaynaklanan toksik ve genotoksik açıdan bir kirlenmenin etkisi altındadır ve eğer önlem alınmaz ise daha büyük sorunların yaşanması olasıdır

Keywords:Aliaga, Mutagenicity, Ames test, Genotoxicity,

 

Ildır Körfezi'nde Biyoerozyona Yol Açan Makrobentik Omurgasızların Saptanması

Proje Yöneticisi: Doç.Dr. Şermin Açık Çınar

Araştırmacılar: Çınar, M. E., Yılmaz, F., Doğan, A., Dağlı, E., Evcen, A.

Destekleyen:  TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu)

Proje No:111Y141

Başl.-Bitiş T.:7/1/2010 - 7/1/2012

tr ÖZET

Ildır Körfezi’nde toplam 15 istasyonda (0–35 m derinlik) tüplü ve serbest dalışlarla toplanan bentik örneklerin faunistik analizleri sonucunda, 4 sistematik gruba (Porifera, Sipuncula, Polychaeta ve Mollusca) ait toplam 27 tür saptanmıştır. Tespit edilen türlerden 8’i (Cliona janitrix, Dotona pulchella, Volzia albicans, Delectona madreporica, Thoosa mollis, Siphonodictyon infestum, Dipolydora giardi ve Polydora hoplura) Türkiye faunası için, 4’ü (Spirastrella cunctatrix, Palola valida, Lysidice margaritacea ve Petricola lithophaga) ise Türkiye’nin Ege Denizi faunası için yeni kayıtlardır. Sistematik gruplardan Porifera ve Polychaeta 11’şer türle (toplam tür sayısının %82’si), Mollusca 3 (%11) türle ve Sipuncula 2 türle (%7) temsil edilmektedir. Tespit edilen genuslar arasında Cliona (3 tür) ve Polydora (3 tür) en fazla tür sayısına sahip olup, bu genusları Palola, Lysidice ve Dipolydora izlemektedir. Araştırma bölgesinde 12 tür devamlı (toplam tür sayısının %44’ü), 5 tür yaygın (%19) ve 10 tür (%37) ise seyrek dağılım göstermektedir. Süngerlerden Cliona viridis, C. celata, Spirastrella cunctatrix ve Chondrosia reniformis; sipunkulidlerden Phascolosoma (Phascolosoma) stephensoni ve Aspidosiphon (Aspidosiphon) misakiensis; poliketlerden Palola valida, Lysidice ninetta, L. margaritacea ve Polydora coeca; mollusklardan ise Lithophaga lithophaga ve Rocellaria dubia bölgedeki en yaygın ve dominant türlerdir. İstasyonlardaki biyoeroder tür sayısı 12 ile 17 arasında değişir. Tespit edilen türlerden sadece Palola valida egzotiktir (Lesepsiyen göçmen). Araştırma bölgesinde tespit edilen her türün morfolojik, ekolojik ve dağılım özellikleri ile istasyonlardaki bolluk/yoğunluk/örtücülük haritaları verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Biyoerozyon, biyoeroder türler, boring türler, bentik omurgasızlar, Ildır Körfezi, Ege Denizi, Türkiye.

en ABSTRACT

 

Faunistic analysis of benthic samples collected at 15 stations (0-35 m depths) in Ildır Bay by snorkeling and scuba-diving revealed a total of 27 species belonging to 4 systematic groups (Porifera, Sipuncula, Polychaeta and Mollusca). Among the species encountered, 8 species (Cliona janitrix, Dotona pulchella, Volzia albicans, Delectona madreporica, Thoosa mollis, Siphonodictyon infestum, Dipolydora giardi and Polydora hoplura) are new reports for the marina fauna of Turkey and 4 species (Spirastrella cunctatrix, Palola valida, Lysidice margaritacea ve Petricola lithophaga) are new reports for the marina fauna of Aegean Sea of Turkey. Porifera and Polychaeta were represented by 11 species (82% of total number of species), Mollusca by 3 species (11%) and Sipuncula by 2 species (7%). Among the genera, Cliona (3 species) and Polydora (3 species) had the highest number of species, followed by Palola, Lysidice and Dipolydora. In the study area, 12 species (44% of total number of species) can be classified as constant, 5 species (19%) as common and 10 species (37%) as rare. The sponges Cliona viridis, C. celata, Spirastrella cunctatrix and Chondrosia reniformis; the sipunculids Phascolosoma (Phascolosoma) stephensoni and Aspidosiphon (Aspidosiphon) misakiensis; the polychaetes Palola valida, Lysidice ninetta, L. margaritacea and Polydora coeca; and the mollucs Lithophaga lithophaga and Rocellaria dubia are the most frequent and dominant species in the area. The number of bioeroder species at stations varied from 12 to 17 species. Among the species found, only Palola valida is an exotic species (Lessepsian migrant). The morphological, ecological and distributional features of each species determined in the investigated area are given together with their abundance/density/coverage maps at stations.

Keywords:Bioerosion, bioeroder species, boring species, benthic invertebrates, Ildır Bay, Aegean Sea, Turkey.

Adana İli, Ceyhan İlçesi`De Bulunan Haydar Aliev Deniz Terminali (Cmt)’nin Yakın Çevresine Etkilerinin Araştırılması: Deniz Sediment Çalışması

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Tuncer Katağan

Araştırmacılar: Çınar, M.E., Öztürk, B., Parlak, H., Büyükışık, B., Doğan, A., Bakır, K., Kırkım, F., Dağlı, E., Çakal, Ö.

Destekleyen: Dokay Mühendislik Ltd.Şti.

Proje No:

Başl.-Bitiş T.:7/1/2010 - 7/1/2010

tr ÖZET

 

Anahtar Kelimeler: 

en ABSTRACT

Baku-Tbılısı-Ceyhan Crude Oıl Pıpelıne Project Environmental Monitoring And Consultancy Services For The Operation Phase Of Turkish Section: Marine Sediment Survey

 

Keywords:

 

Özel Çevre Koruma Bölgeleri Sert Substratum Kommuniteleri Üzerinde Koruma Etkinliğinin Değerlendirilmesinde Fotografik Verinin Analizi

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Mesut Önen

Araştırmacılar: Önen, M., Doğan, A., Önen, S.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:10-SÜF-01

Başl.-Bitiş T.:6/1/2010 - 2/25/2015

tr ÖZET

Fethiye Özel Koruma Bölgesi’nde yürütülen bu çalışmada seçilen koruma ve koruma dışı bölgelerde seçilen noktalarda önceden belirlenmiş boyutlarda fotoğraf çekimi yapılmıştır. Fotoğraflarda organizmaların kaplayıcılığı üzerinden çalışılarak, veri seti elde edilmiştir. Bu veriler deneysel tasarım ilkelerine göre analiz edilmiş ve bölgenin durumu hakkında bilgi edinilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Fotografik örnekleme, deneysel tasarım, Permanova, özel çevre koruma bölgesi, denizel koruma alanı

en ABSTRACT

Photographic Data Analysis On The Assessment Of The Conservation Effectiveness On The Hard Substratum Communities Of The Specially Protected Areas

The study has performed in Fethiye Specially Protected Area. Samples are taken by photographical sampling within predetermined dimensions. Data set has obtained by working on the percent coverage of organisms in the photo frames. The data has analyzed according to experimental design principles and these gave the information about the area.

Keywords:Photographical sampling, experimental design, Permanova, specially protected area, marine protected area

 

Aliağa Körfezi Sedimentlerinin Potansiyel Biyolojik Hassasiyetinin İncelenmesi

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Rahime Oral

Araştırmacılar: Oral, E.Z., Koçbaş, F., İmre, M.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:10-SÜF-09

Başl.-Bitiş T.:1/1/2010 - 12/31/2014

tr ÖZET

Bu son çalışmada Aliağa Körfezi sedimentleri toksikolojik ve kimyasal olarak değerlendirildi. Toksisite testleri deniz kestanesi Paracentrotus lividus embriyoları kullanılarak gerçekleştirildi. Sedimentlerde bazı ağır metal ( Ni, Cu, Zn, Cr ) ve 16 PAH bileşiği (naphtalene, acenaphthylene, acenaphtene, fluorene, phenanthrene, anthracene, fluoranthene, pyrene, benz (a) anthracene, chrycene, benzo(b)fluoranthene, benzo (k) fluoranthene, benzo (a) pyrene, benzo (g, h, i) perylene, dibenzo (a, h) anthracene, ındeno (1, 2, 3-c, d) pyrene ) ölçüldü. Kimyasal ve toksisite verileri Aliğa Körfezi sedimentlerinin ağır metal seviyeleri (PAH’larla değil) ile toksisitesinin ilişkili olduğunu göstermiştir. Bizim zonuçlarımıza göre, sediment kalitesini izleme ve değerlendirmede biyotestler ve kimyasal analizlerin bir arada kullanılması önerilmektedir. Buna ilave olarak, deniz sedimentlerinin kirliliğinin biyolojik etkilerinin değerlendirilmesinde Paracentrotus lividus embriyoları etkilidir.

Anahtar Kelimeler: sediment, toksisite, deniz kestanesi, Aliağa Körfezi

en ABSTRACT

Investigation Of Potential Biological Sensivity Of Sediments Of Aliağa Bay

In the present study, sediment samples from Aliağa Bay were toxicologically and chemically evaluated. Toxicity tests were performed using embryos of the sea urchin Paracentrotus lividus. Concentrations of some heavy metals ( Ni, Cu, Zn, Cr ) and 16 PAHs ( naphtalene, acenaphthylene, acenaphtene, fluorene, phenanthrene, anthracene, fluoranthene, pyrene, benz (a) anthracene, chrycene, benzo(b)fluoranthene, benzo (k) fluoranthene, benzo (a) pyrene, benzo (g, h, i) perylene, dibenzo (a, h) anthracene, ındeno (1, 2, 3-c, d) pyrene ) in the sediments were measured. Chemical and toxicity data showed that levels of haevy metals (not PAHs) associated to the toxicity in sediment from Aliağa Bay. According to our results, a combination of biotests and chemical analyses is recommended for monitoring and assessment of sediment quality. In addition, the use of Paracentrotus lividus embryos is effective in evaluating biological effects of marine sediment contamination.

Keywords:sediment, toxicity, sea urchin, Aliağa Bay

 

Karina Lagünü Bentik Omurgasızlarının Dağılımları ve Çevresel Faktörlerin Bu Dağılıma Olan Etkilerinin Belirlenmesi

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. M. Ruşen Ustaoğlu

Araştırmacılar: Özbek, M., Yıldız, S., Taşdemir, A., Topkara, E.T.,

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:10-SÜF-018

Başl.-Bitiş T.:1/1/2010 - 1/1/2014

tr ÖZET

Karina Lagününde Mayıs 2011 ve Nisan 2012 tarihleri arasında mevsimsel olarak gerçekleştirilen arazi çalışmaları ile lagünün fiziko-kimyasal özellikleri ve bentik faunası belirlenmiştir. Gerçekleştirilen 5 arazi çalışmasında lagün içinden 8 istasyon ve acısu kaynağı olmak üzere 9 istasyonda çalışma yapılmıştır. Bentik örneklemeler 15x15 cm boyutundaki Ekman-Birge grab ile her istasyonlardan 3’er tekrar olmak üzere alınan çamur örneklerinin 500 µm göz açıklığına sahip elekten geçirilmesiyle elde edilmiştir. Acısu kaynağında ise 500 µm göz açıklığındaki el kepçeleri ile örnekleme yapılmıştır. Toplanan örnekler %4’lük formalin çözeltisi ile tespit edilmiş ve laboratuarda yıkandıktan sonra %70 alkolde saklanmıştır. Karina Lagünün bentosunda Diptera (Chironomidae)’dan 6, Amphipoda’dan 7, Isopoda’dan 4, Decapoda’dan 4, Oligochaeta’dan 2, Polychaeta’dan 9, Gastropoda’dan 5, Bivalvia’dan 2 olmak üzere toplam 39 takson saptanmıştır. Karina Lagünü bentosunda yapılan kantitatif çalışma sonucunda Bivalvia (%77.35) dominant grup olarak tespit edilmiştir. Bu grubu sırasıyla Gastropda (%17,64), Polychaeta (%2,36), Amphipoda (%1,31), Diptera (%0,81), Isopoda (%0,39) ve Decapoda (%0,14) izlemektedir.

Anahtar Kelimeler: Bentos, Biyolojik Çeşitlilik, Karina Lagünü

en ABSTRACT

Determining The Environmental Factors Effecting The Distribution Of The Benthic Invertebrates Of The Lagoon Karina

The benthic assemblages and the physicochemical properties of the Lagoon Karina have been determined seasonally between May 2011 and April 2012. Totally 9 stations which consists of 8 stations within the lagoon and one station is brackish water spring were sampled. Macrobenthic samples were obtained by sifting mud samples, taken by an Ekman Grab (tree replicates per site) with a 500 μm mesh sized sieve within the lagoon and a hand-net with a mesh size of 180μm in brackish water spring. Collected samples were preserved in the field with 4 % formaldehyde solution and preserved in 70 % alcohol until identification after washing in the laboratory. Totally 39 taxa were determined, comprising 6 taxa from Diptera (Chironomidae), 7 taxa from Amphipoda, 4 taxa from Isopoda, 4 taxa from Decapoda, 2 taxa from Oligochaeta, 9 taxa from Polychaeta, 5 taxa from Gastropoda and 2 taxa from Bivalvia in the benthos of Lagoon Karina. As a result of the quantitative study, Bivalvia was the dominant group with a rate of 77.35 %, followed by Gastropoda (%17,64), Polychaeta (%2,36), Amphipoda (%1,31), Diptera (%0,81), Isopoda (%0,39) ve Decapoda (%0,14) respectively in the benthos of Lagoon Karina.

Keywords:Benthos, Biological Diversity, Karina Lagoon

 

Gönen Çayı’nın (Balıkesir) Limnofaunası

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. M. Ruşen Ustaoğlu

Araştırmacılar: Sarı, H.M., Özbek, M., Aygen, C., Özdemir Mis, D., Taşdemir, A., Yıldız, S., İlhan, A., Topkara, E.T., Sömek, H.,

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:10-SÜF-002

Başl.-Bitiş T.:1/1/2010 - 1/1/2014

tr ÖZET

Gönen Çayının limnolofaunistik özelliklerinin saptanması amacıyla Eylül 2010 ve Temmuz 2012 tarihleri arasında mevsimsel olarak gerçekleştirilen 8 arazi çalışmasında akarsudan 16 istasyon (4 durgunsu, 12 akarsu) seçilmiştir. Su örneklemeleri sonucunda su kalitesi yönünden tüm havza sularının (II. Sınıf) Az Kirlenmiş Su Sınıfına girdiği tespit edilmiştir. Biyolojik çalışmalar sonucunda zooplanktonda 114 takson (74 Rotifera, 29 Cladocera, 10 Copepoda ve 1 Branchiura), bentik omurgasızlarda 167 takson (17 Ostracoda, 35 Oligochaeta, 9 Mollusca, 6 Malacostraca, 28 Chironomidae, 28 Trichoptera, 35 Coleoptera, 9 Heteroptera) ve omurgalılardan 17 takson (14 Teleostei, 1 Amphibia, 2 Reptilia) olmak üzere toplam 298 takson saptanmıştır. Saptanan rotifer taksonlarından Euchlanis pyriformis Gosse, 1851, Euchlanis triquetra Ehrenberg, 1838, Colurella uncinata deflexa (Ehrenberg, 1834), Lepadella patella oblonga (Ehrenberg, 1834), Lepadella imbricata Harring, 1914, Trichocerca ruttneri Donner, 1953 ve Ostracoda taksonlarından Hemicypris Sars, 1903 cinsi Türkiye İçsu Faunası için yeni kayıt niteliğindedir. Balık faunasının ağırlıklı olarak Cyprinidae familyası üyelerinden oluştuğu ve en sık rastlanan türün Squalis cii olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Limnofauna, Biyolojik Çeşitlilik, Akarsu Ekolojisi

en ABSTRACT

Limnofauna Of Gönen Stream (Balıkesir)

In order to determine limnofaunistic properties of Gönen Stream, 16 sampling station (4 lentic, 12 lotic) was selected and 8 field work was conducted as a seasonal between September 2010 and July 2012. As a result of water sampling, all waters of the basin has been determined that less polluted water class (II. class) in terms of water quality. As a result of biological studies, a total of 298 taxa were identified including 114 taxa of zooplankton (74 Rotifera, 29 Cladocera, 10 Copepoda ve 1 Branchiura), 167 taxa of benthic invertebrata (17 Ostracoda, 35 Oligochaeta, 9 Mollusca, 6 Malacostraca, 28 Chironomidae, 28 Trichoptera, 35 Coleoptera, 9 Heteroptera) and 17 taxa of vertebrata (14 Teleostei, 1 Amphibia, 2 Reptilia). Among the identified Rotifera taxa Euchlanis pyriformis Gosse, 1851, Euchlanis triquetra Ehrenberg, 1838, Colurella uncinata deflexa (Ehrenberg, 1834), Lepadella patella oblonga (Ehrenberg, 1834), Lepadella imbricata Harring, 1914, Trichocerca ruttneri Donner, 1953 and genus Hemicypris Sars, 1903 of Ostracoda are new record for Turkish Freshwater Fauna. Additionaly, fish fauna was found to consist of mostly Cyprinidae family members and Squalis cii is the most common species.

Keywords:Limnofauna, Biological Diversity, Stream Ecology

 

Beta Adrenerjik Reseptör Antagonist Etkili İlaçların Deniz Kestanesi (Paracentrotus lividus) Embriyo Gelişimi Üzerine Etkilerinin Belirlenmesi

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Hatice Parlak

Araştırmacılar: Parlak H., Karaaslan M.A., Cakal Arslan Ö.,

Destekleyen: TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu)

Proje No:109Y176

Başl.-Bitiş T.:10/1/2009 - 10/1/2010

tr ÖZET

Beta bloker etkili ilaçlar hem ülkemizde hem de tüm dünyada yaygın kullanıma sahiptirler. Çevresel konsantrasyonları giderek artan bu kimyasallar özellikle sucul ekosistemler açısından büyük riskler oluşturmaktadır. Çalışmamızda beta bloker etkili etken maddelerden atenolol, propranolol, metaprolol ve nadolol’ün sucul ekosistemin önemli öğelerinden biri olan deniz kestanesi (Paracentrotus lividus)’nin embriyo gelişimi üzerine etkileri, embriyotoksisite, fertilizasyon başarısı ve sitotoksisite yönünden incelenmiştir. Test edilen kimyasallardan 0.232 mg/l EC50 değerine sahip propranolol diğer ilaç etken maddelerinden daha toksiktir. Fertilizasyon başarısında, bu kimyasallara maruz kalan spermler ciddi biçimde etkilenmiş ve DE (düzeltilmiş endeks) değerleri % 90’ları bulmuştur. Sitotoksik açıdan hücrelerin artan konsantrasyonlarda mitoz safhasına geçemediği ve mitoz evresine geçebilenlerde ise; çeşitli kromozomal kırıklıklar olduğu saptanmıştır. Sonuçta beta bloker etkili ilaçlardan test edilenlerin deniz kestanesi embriyoları üzerine hem embriyo gelişimine hem de larvalar üzerine zararlı etkiler oluşturduğu görülmüştür.

Anahtar Kelimeler: adrenerjik reseptör, ilaç, embriyo, Paracentrotus lividus

en ABSTRACT

The Effects Of Pharmaceuticals Beta Adrenergic Receptor Antagonists On Embryonal Development Of Sea Urchin (Paracentrotus lividus

Beta blocker drugs are widely used both in our country and all over the world. Increasing environmental concentrations of these chemicals are the major risks for environment, especially in terms of aquatic ecosystems. In this study the effects of atenolol, propranolol, metaprolol and nadolol on sea urchin (Paracentrotus lividus) embryo, one of the important elements of the aquatic systems, for embryonic development, fertilisation success and cytotoxic defects were evaluated. Propranolol was more toxic than other tested beta blockers as the EC50 is 0,232 mg/l. In fertilisation success the PI (Promotion Index) value rise up to 90%. The most of the cell are remained in interphase and counted many severe chromosomal defects in the cells that can pass to mitosis in cytotoxicity evaluation. As a result, it can be concluded that tested beta blockers can affect the embryonic development of sea urchin (Paracentrotus lividus) in terms of whole embryo and cellular level.

Keywords:adrenergic receptor; drug; embryo; Paracentrotus lividus

 

İzmir Körfezi’nde Yaygın Olarak Dağılım Gösteren Alloteuthis media’ nın (Teuthida:Cephalopoda) Gonad Safhalarının, İçerdiği Yumurta Gelişim Düzeylerinin Histolojik Olarak Karşılaştırılması

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Mehmet Alp Salman

Araştırmacılar: Salman A., Erseyis, M.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:09-SÜF-031

Başl.-Bitiş T.:8/14/2009 - 5/14/2011

tr ÖZET

Örneklemeler İzmir Körfezi’nin dış körfez olarak tanımlanan bölgesinde 50-60m derinlikler arasında gerçekleştirilmiştir. Örneklemede torba kısmı iki düğüm arası 44 mm olan dip trolü kullanılmıştır. Bu çalışmada Allotuethis media’ya ait 1462 adet birey (771 erkek, 691 dişi) ölçülmüştür. Gonad olgunluk safhalarının mevsimsel dağılımına baktığımızda ise, Safha V’e ait yumurtlamak üzere olgun dişi bireylere örneklemenin yapıldığı tüm aylarda rastlanmıştır. Aylık gonad olgunluk değerlendirmelerini mevsimsel olarak incelediğimizde ise olgun erkek ve dişi bireylerin yıl içerisinde ilkbahar ve sonbahar mevsimlerinde olmak üzere iki üreme piki göstermelerinin yanında tüm yıl boyu yumurtladıkları gözlenmiştir. Dişi ve erkek bireylerdeki popülâsyonun olgunlaşma boyunun ise 65 – 69 mm manto boyu aralığında olduğu gözlenmektedir. Olgun dişilerde tespit edilmiş maksimum potansiyel yumurtlama (PF = Gonad yumurtası + Oviduct yumurtası) miktarı 748 ile 3324 adet arasında değişiklik göstermektedir. Yumurta sayımlarından çıkan sonuçlar gonad gelişimleri hakkında tahmin yapılmasını kolaylaştırmaktadır. Bu sayımlardan elde edilen yumurta dağılım grafikleri ile gonadların histolojik kesitlerinden elde edilen görüntülere göre, asynchronic gonad yapısına sahip oldukları ve yumurtlama stratejisinin aralıklarla devam eden yapıda olduğu tespit edilmiştir. Dişi bireylerin 5 farklı gonad olgunluk safhalarından ve oviduktan alınan örnekler histolojik olarak çalışılmıştır. Yapılan histolojik gözlemlerde balıklarda gözlenen boş folikül hücrelerine rastlanmamıştır. Yumurta hücrelerinin sitolojik gelişimleri safhaların durumuna göre sınıflandırılarak oosit gelişimi belirlenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Alloteuthis media, gonad gelişimi, histoloji, oosit

en ABSTRACT

Gonad Stage And Histological Level Of Egg Development Widespread Distribution Alloteuthis Media (Teuthida:Cephalopoda) In İzmir Bay

The sampling have been carried out between 50-60m depths in the bay of Izmir. In the sampling a 44mm knot to knot bottom trawl has been used. In this study 1462 individuals (771 male, 691 female) belonging to Allotuethis media have been measured. Examining the maturity of gonad stage’s seasonal distribution, mature female individuals belonging to stage V just about laying eggs have been found throughout the year. Although the examined individuals spawn throughout the year, in spring and autumn two spawning picks are observed. The population of the female and male individuals’ first maturity length which is 65-68mm between the mantle lengths has been observed. The maximum potential fecundity which is found in the mature females (PF= Gonad eggs + Oviduct eggs) changes between 748and 3324. The results obtained from the egg count makes it easier to predict about gonad development. According to the egg distribution graphics obtained from these counts and the images from histological sections of gonad it is determined that they have an asynchronic gonad structure and that the spawning strategy is intermittent terminal The sampling taken from five different gonad maturity stages and oviduct of female individual’s are studied histological. In the histological observations, the empty follicle cells seen in the fish are not found cytological. Oocytes development according to their stages are classified and tried to be set.

Keywords:Alloteuthis media, gonad development, histology, oocyte.

 

Dokay Mühendislik (İzleme Projesi), Adana İli, Ceyhan İlçesi`nde Bulunan Haydar Aliev Deniz Terminali (Cmt)’nin Yakın Çevresine Etkilerinin Araştırılması: Deniz Sediment ve Deniz Ekolojisi Çalışması

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Tuncer Katağan

Araştırmacılar: Çınar, M.E., Kaya, M., Öztürk, B., Egemen, Ö., Parlak, H., Büyükışık, B., Koray, T., Doğan, A., Aksu, M., Bakır, K., Başaran, AKırkım, F., Dağlı, E., Çakal, Ö. Aker, V., Yurga, L.

Destekleyen: Dokay Mühendislik Ltd.Şti.

Proje No:

Başl.-Bitiş T.:7/1/2009 - 11/1/2009

tr ÖZET

 

Anahtar Kelimeler: 

en ABSTRACT

Baku-Tbılısı-Ceyhan Crude Oıl Pıpelıne Project Environmental Monitoring And Consultancy Services For The Operation Phase Of Turkish Section: Marine Sediment And Marine Ecology Survey.

 

Keywords:

 

Edremit Körfezi’nde Yumurtlayan Hamsi Stok Biyokütlesinin Günlük Yumurta Verimi Metoduyla Tahmini

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Belgin Hoşsucu

Araştırmacılar: Hoşsucu,B., Taylan,B.,Türker, D.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:09-SÜF-004

Başl.-Bitiş T.:6/1/2009 - 6/1/2012

tr ÖZET

Bu çalışmada; Edremit Körfezi (Ege Denizi)’nde dağılım gösteren hamsinin Engraulis encrasicolus (Linnaeus, 1758) yumurtlayan stok biyokütlesinin tahmini amacıyla ˝Günlük Yumurta Üretim Metodu˝ (DEPM) kullanılmıştır. Uygulama 2010 yılının Temmuz ayında gerçekleştirilmiştir. Modelin uygulanması için gerekli olan farklı parametreler; denizden ergin balık ve yumurta örneklemeleri sonucu tespit edilmiştir. Hamsi yumurtaları; 23 istasyonda WP2 model vertikal plankton kepçesi ile toplanmıştır. Yumurtalar embriyolojik gelişim evrelerine göre sınıflandırılmıştır ve yumurta yaşları günlük yumurta üretiminin (P0) belirlenmesi amacıyla su sıcaklığına bağlı olarak hesaplanmıştır. Ergin balık örnekleri; batch fekondite ve yumurtlama sıklığının ölçülmesi amacıyla trata ve trol tekneleriyle yakalanmıştır. Biyokütle modeli için; ortalama olgun dişi ağırlığı (W), cinsiyet oranı (R), batch fekondite (F), olgun dişilerin ortalama sıklığı (S) hesaplanmıştır. Sonuç olarak Edremit Körfezi’nde yumurtlayan hamsi stok biyokütlesi 40.4 MT olarak bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Engraulis encrasicolus, günlük yumurta üretim metodu, Edremit Körfezi, yumurtlama, batch fekondite.

en ABSTRACT

Daily Egg Production Method For Spawning Biomass Estimates Of Anchovy In Edremit Bay

In this study, the daily egg production method (DEPM) was used for estimating spawning stock biomass of European anchovy Engraulis encrasicolus (Linnaeus, 1758) in Edremit Bay (Aegean Sea). Application was carried out in July 2010. The estimation of the different parameters needed for the application of the model are obtained from the adult and egg sampling on sea. Anchovy eggs were collected by WP2 model vertical plankton net at 23 stations. Eggs were classified into the each developmental stage and their ages were calculated on the basis of sea water temperatures to determine daily egg production (P0). Adult fish samples were captured by boat seine and trawl for measurement of batch fecundity and daily spawning fraction. For biomass model; average weight of mature females (W), sex ratio (R), Batch fecundity (F), fraction of mature females spawning per day (S) were calculated. Consequently the spawning biomass estimate was 40.4 MT in Edremit Bay.

Keywords:Engraulis encrasicolus, daily egg production method, Edremit Bay, spawning, batch fecundity.

 

Deniz Kestanesi (Sphaerechinus granularis Lamarck, 1816)’nde Sıcaklık ve Işık Değişkenleri İçinde Çinko Piritionun Embriyotoksik Potansiyelinin Araştırılması

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Rahime Oral

Araştırmacılar: Mutlu,İ.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:09-SÜF-014

Başl.-Bitiş T.:5/1/2009 - 2/1/2011

tr ÖZET

Tribütilkalayın yasaklanmasından sonra alternatif olarak sunulan antifouling bileşik çinko piritionun (ZnPT) farklı ışık ve sıcaklık değişkenleri içerisinde deniz kestanesi, Shpaerechinus granularis embriyonik gelişimi üzerine etkisi laboratuar toksisite testleri ile araştırıldı. S. granularis embriyolarının %50’sini etkileyen (EC50) ZnPT derişimleri ışık etkisinin bulunmadığı ortamda 17°C’de 6,59±0,83nM, 20°C’de 8,31±1,52nM, 23°C’de 8,15±1,08nM ve 26°C’de 5,59±1,59nM, 16/8 saat ışık etkisinin bulunduğu ortamda ise 17°C’de 6,97±1,25nM, 20°C’de 5,54±0,35nM, 23°C’de 13,71±3,71nM ve 26°C’de 6,42±1,95nM olarak hesaplandı. Sıcaklığın ve ışık etkisinin değişmesinin ZnPT’ye maruz kalan pluteuslar üzerinde belirli derişimlerde farklılık yarattığı ancak EC50 değerlerinde bariz bir farklılık yaratmadığı belirlendi. Dolayısıyla ZnPT’nin güneş ışığı etkisinin sınırlı olduğu denizel ortamlarda kalıcı olduğu düşünüldü ve denizel ekosistem için bir tehdit oluşturabileceğini işaret edildi.

Anahtar Kelimeler: deniz kestanesi, çinko pirition, embriyotoksisite, sıcaklık etkisi, ışık etkisi

en ABSTRACT

Investigation Of Embryotoxic Potential Of Zinc Pyrithione In Temperature And Light Variables On Sea Urchin (Sphaerechinus granularis Lamarck, 1816)

After the ban of tributyltin usage, the alternative antifouling component zinc pyrithione (ZnPT) effects on sea urchin, Shpaerechinus granularis embryonic development were examined in different light and temperature variables by using laboratory toxicity tests. The median effective concentrations (EC50) were 6,59±0,83nM at 17°C, 8,31±1,52nM at 20°C, 8,15±1,08nM at 23°C and 5,59±1,59nM at 26°C in dark conditions. The EC50 were 6,97±1,25nM at 17°C, 5,54±0,35nM at 20°C, 13,71±3,71nM at 23°C and 6,42±1,95nM at 26°C in 16/8 hour light and dark concentrations respectively. Various temperature and light effects created alterations on S. granularis pluteus which were exposed to ZnPT but there were no distinctive alterations on EC50 values. Consequently, our opinion is that ZnPT effects are permanent in marine environment where sun light influences are limited and this could be hazardous to the marine environment

Keywords:sea urchin, zinc pyrithione, embryotoxicity, temperature effect, light effect

Türkiye’nin Levantine Denizi Kıyıları Rissoidea Türleri

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Bilal Öztürk

Araştırmacılar: Öztürk, B., Bitlis, B.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:09 SÜF 005

Başl.-Bitiş T.:4/1/2009 - 4/1/2013

tr ÖZET

Bu çalışma, Türkiye’nin Levant Denizi kıyılarında dağılım gösteren Rissoidea türlerinin taksonomik, ekolojik ve dağılım özelliklerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, 2005 ile 2011 yılları arasında bölgede yapılan farklı projelerden elde edilen materyal değerlendirilmiştir. 0-200 m derinlik aralığında çeşitli biyotoplara sahip toplam 83 istasyondan alınan bentik örneklerin faunistik analizleri sonucunda, 7 familyaya ait 40 tür ve 7069 birey tespit edilmiştir. Saptanan türlerden Circulus tricarinatus (Wood S., 1848) Türkiye Mollusca faunası için Alvania mamillata Risso, 1826, Alvania testae (Aradas Maggiore, 1844), Pusillina lineolata (Michaud, 1830), Setia fusca (Philippi, 1844), Obtusella macilenta (Monterosato, 1880), Hyala vitrea (Montagu, 1803) ve Circulus striatus (Philippi, 1836) ise Türkiye’nin Levant Denizi faunası için ilk defa rapor edilmektedir. Ayrıca bu çalışmada, tespit edilen türlerin ekolojik ve dağılım özellikleri ile ilgili çeşitli istatistiki değerlendirmelere de yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Rissoidea, Mollusca, Levantin Denizi, Türkiye, Taksonomi, Ekoloji, Dağılım.

en ABSTRACT

Rissoidea Species Distributed Along The Turkish Levantine Coast

The present study was performed to determine the taxonomical, ecological and distributional features of Rissoidea species distributed along the Turkish Levantine coast. The investigated material was collected with the frame of various research projects conducted in the area between 2005 and 2011. As a result of the faunistic analysis of the benthic samples, taken from various biotopes at depths between 0-200 m in 83 stations, revealed 40 Rissoidea species and 7069 specimens belonging to 7 families. Among the identified species, Circulus tricarinatus (Wood S., 1848) is new record for the Turkish molluscan fauna; Alvania mamillata Risso, 1826, Alvania testae (Aradas Maggiore, 1844), Pusillina lineolata (Michaud, 1830), Setia fusca (Philippi, 1844), Obtusella macilenta (Monterosato, 1880), Hyala vitrea (Montagu, 1803) and Circulus striatus (Philippi, 1836) are new ones for the Turkish Levantine coast. In addition, various statistical evaluations on the ecological and distributional characteristics of the determined species are also given in the present study.

Keywords:Rissoidea, Mollusca, Levantine Sea, Turkey, Taxonomy, Ecology, Distribution.

 

Bisfenol-A’nin Mytilus galloprovincialis Glutatyon S-Transferaz Antioksidan Aktivitesi Üzerine Etkisinin İncelenmesi

Proje Yöneticisi: Doç.Dr. Özlem Çakal Arslan

Araştırmacılar: Arslan Oc., Parlak H., Boyacıoğlu M., Karaaslan Ma., Katalay S.

Destekleyen:  TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu)

Proje No:2009-SUF-027

Başl.-Bitiş T.:3/1/2009 - 3/1/2012

tr ÖZET

Sucul ortamda bulunan antropojenik kaynaklı kimyasallardan birisi de endüstriyel alanda özellikle plastik malzemelerin üretiminde yaygın olarak kullanılan Bisfenol-A dır. Yaygın ve birçok alanda çok fazla kullanımı söz konusu olan BPA‘nın çevresel konsantrasyonlarının tehlikeli boyutlara ulaştığı son yapılan çalışmalar ile tespit edilmiştir (Allsop et al., 1997). Arıtıma tabi tutulan atık sularda BPA’ nın tamamen yok edilmesi söz konusu olmamaktadır (Ahel et al., 2000). BPA’nın endokrin bozucu özelliği çok sayıda araştırma ile belirtilmiştir. Bununla birlikte sucul organizmalarda enzim aktivitesi üzerine etkileri açısından yeterli veriye ulaşılamamıştır. Sucul ortamda bulunan canlılarda çeşitli inorganik ve organik kirleticilerin oksidatif strese sebep olduğu bilinmektedir. Çalışmamızda BPA’nın çevresel konsantrasyonuna (50 mikrogram/litre) midyelere (Mytilus galloprovincialis) uygulanmış ve hepatik biyoişaretcilerden GSH aktivitesi üzerindeki değişimler incelenmiştir. Sonuçta GST enzim aktivitesinde kontrol gruplarına göre % 20.44’ lük istatistiki olarak anlamlı bir artış görülmüştür. Bisfenol – A midyelerde (Mytilus galloprovincialis) antioksidan savunma sistemi enzimlerinden GST aktivitesini arttırarak oluşan strese cevap vermeye çalışmıştır.

Anahtar Kelimeler: Bisfenol- A, Midye, GST enzim aktivitesi

en ABSTRACT

The Effects Of Bisphenol-A On Gst Antioxidant Activity Of Mytilus Galloprovincialis

Bisphenol – A which is widely used in industry as plasticizers is an anthropogenic chemical that presents in the aquatic environments. The environmental concentrations of BPA are at high risk level due to use widely in many fields of industry according to the latest studies (Allsop et al., 1997). In waste water treatment processes BPA is cannot be fully eliminated (Ahel et al., 2000). Although the endocrine disruption effects of BPA are determined by many scientific studies there is lack of data about the effects of BPA on enzymes activity of aquatic organisms. It is well known that inorganic and organic pollutants cause oxidative stress on the aquatic organisms. In our study mussels (Mytilus galloprovincialis) were exposed to environmental concentration (50 microgram/litre) of BPA and the changes of hepatic biomarker GST activity were investigated. As a result the activity of GST was increased 20.44 % compared to control group.Mussels (Mytilus galloprovincialis) which were exposed to BPA try to cope with stress by stimulating GST one of the antioxidan defence system enzymes.

Keywords:Bisphenol – A, mussels, GSt enzyme activity

Kırım (Ukrayna) ve Sinop (Türkiye) Kıyıları Meiobentik Kommunite Yapılarının Türkiye’nin Karadeniz Kıyıları Deniz Koruma Alanlarının (DKA) Belirlenmesi Kapsamında Karşılaştırmalı Araştırılması

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Murat Sezgin

Araştırmacılar: Bat, L., Katağan, T., Çulha, M., Dağlı, E., Şahin, F., Karaçuha, M.E., Eyüboğlu, B., Sergeeva, N.G., Murina, G.V., Anikeeva, O.V., Ivanova, E.A.

Destekleyen: TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu)The National Academy of Sciences of Ukraine (Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisi)

Proje No:108Y340

Başl.-Bitiş T.:1/1/2009 - 1/1/2011

tr ÖZET

Sinop Körfezi kıyıları meiobentik kommunite yapılarının durumunu ortaya koymak ve Sivastopol Körfezi ile karşılaştırmak amacıyla gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda Sinop Körfezi’nden elde edilen meiobentik sistematik gruplar içerisinde Nematoda, Harpacticoida, sert kabuklu Foraminifera ve Polychaeta toplam meiobentos içerisinde abundansı en yüksek grupları meydana getirmiştir. Araştırma istasyonlarında şekillenen meiobentik kommunite yapılarına abundans ve biyomas bakımından etki eden en önemli çevresel faktörler sedimana ait faktörlerdir. Bunlar sediment tane büyüklüğü, sedimanın porozitesi ve sedimanın redoks değeridir. Ayrıca suya ait bazı çevresel faktörlerin de meiobentik kommunitelerin yapılarına etki ettiği tespit edilmiştir. Bunlar çözünmüş oksijen, sıcaklık, pH, sudaki nütrient madde oranlarıdır. Dendogram ve MDS grafiğinde görülen gruplarda benzerliğe yol açan nedenlerden en önemlisi meiobentik kommunitelerin derinliğe bağlı değişim göstermeleridir. B grubunda A2-sonbahar ve D2-sonbahar hariç tamamının 3 m derinliğe sahip istasyonlardan oluşması meiobentik kommunitelerin abundans ve biyomas yönündeki dağılımında derinliğin önemli bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşın C grubunu oluşturan istasyonların tamamının 10m derinliğe sahip açık istasyonlardan oluştuğu görülmektedir. A grubunu oluşturan istasyonlarda genel olarak 3 m derinliğe sahip istasyonlardan oluşmaktadır. Meiobentosun aylık toplam abundans değerlerine bakıldığında Ekim ayı A2 istasyonu ile en yüksek toplam meiobentos değerini (935035 birey/m2) temsil etmiştir. Bu ayda sert kabuklu foraminiferler %72lik oldukça yüksek bir katkı sağlamıştır. Araştırma bölgesinde makrobentik 11 sistematik gruba ait 218 tür ve 72596 birey tespit edilmiştir. Tespit edilen 11 sistematik grup arasında Polychaeta saptanan toplam tür sayısının %40'ını, toplam birey sayısının %60,4’ünü temsil etmektedir. Araştırma bölgesindeki istasyonların bentik kalite durumunu tespit etmek amacıyla 4 farklı indeks kullanılmış ve indekslerin sonuçları, istasyonların bentik kalite durumunu genelde orta, iyi ve çok iyi seviyede olduğunu göstermiştir. Bu çalışma ile araştırma bölgesindeki meiobentik ve makrobentik kommunite yapıları detaylı olarak incelenmiş ve Karadeniz için deniz koruma alanlarının belirlenmesi kapsamında yapılacak çalışmalara katkıda bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Meiobentos, makrobentos, kommunite yapıları, Sinop Körfezi, Sivastopol Körfezi, Karadeniz

en ABSTRACT

Comparative Studies Of Meiobenthic Community Structure Off Crimea (Ukraine) And Sinop (Turkey) With Respect To Identification Of Marine Protected Areas (Mpas) In Turkish Black Sea,

As a result of this study carried out with an aim to reveal the status of meiobenthic communities along the coasts of Sinop Bay and to compare it with that of Sevastopol Bay, Nematoda, Harpacticoida, hard shelled Foraminifera and Polychaeta were found to compose the groups with the highest abundances among the meiobenthic systematic groups obtained from Sinop Bay. The most significant environmental factors which have impact on meiobenthic community structure of the research stations were recorded to be the sediment parameters, namely the sediment particle size, sediment porosity, and the redox potential of the sediment. Additionally, several environmental factors related to sea water such as dissolved oxygen, temperature, pH, and nutrient content were also determined to have influence on meiobenthic community structure. The most important reason that cause similarity among groups observed on dendogram and MDS plots is the depth-dependent change of the meiobenthic communities. The fact that all the stations except A2-autumn and D2-autumn in group B have a depth of 3 m demonstrate thet depth has an influence on the biomass- and abundance-distribution of meiobenthic communities. On the contrary, all the stations of group C were observed to be composed of stations with a depth of 10 m. The stations of group A are generally have a depth of 3 m. Considering the total monthly abundance values of meiobenthos, October was represented with the highest total meiobenthos value (935035 indiv/m2). The hard-shelled foraminifera made a considerable contribution of 72% to the total meiobenthos. In the research area, 218 species and 72596 individuals belonging to 11 macrobenthic systematic taxa were recorded. Polychaeta represented 40% of the total species number and 60,4% of the total number of individuals. Four different indexes were used in order to find out the benthic quality status of the research stations indicating a general view of the quality to be medium, good and very good. This study provided a detailed examination of meiobenthic and macrobenthic community structures in the research area and contributed to the future studies planned in the framework of determining marine protected areas in the Black Sea.

Keywords:Meiobenthos, macrobenthos, community structure, Sinop Bay, Sevastopol Bay, Black Sea.

Saklıgöl (Honaz, Denizli), Karagöl (Bozkurt, Denizli) ve Kartal Gölü’nün (Beyağaç, Denizli) Limnolojik Özelliklerinin Belirlenmesi

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. M. Ruşen Ustaoğlu

Araştırmacılar: Balık, S., Egemen, Ö., Sarı, H.M., Özbek, M., Aygen, C., Özdemir Mis, D., Taşdemir, A., İlhan, A., Başaran, A., Yıldız, S., Topkara, E.T., Sömek, H.,

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:09-SÜF-002

Başl.-Bitiş T.:1/1/2009 - 1/1/2013

tr ÖZET

Bu çalışmada, Denizli ilinde yer alan Kartal Gölü, Saklıgöl, Karagöl ve Gökçeova Göletinin flora ve fauna karakteristikleri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda fitoplanktonda 59, zooplanktonda 89, zoobentosda 90, omurgalılardan ise 2 takson olmak üzere toplam 240 takson tespit edilmiştir. Bu taksonlar içinde Rotiferlerden Dissotrocha macrostyla (Ehrenberg, 1838), Macrochaetus altamirai (Arévalo, 1918) ve kladoserlerden Daphnia rosea G.O.Sars, 1862 Türkiye içsu zooplankton faunası için yeni kayıttır. Kartal Gölü’nden tespit edilen Ochthebius ustaoglui Topkara, Jach & Kasapoglu, 2011 dünya (Coleoptera) faunası için ilk kez tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Biyolojik çeşitlilik, flora, fauna, dağ gölleri, Denizli.

en ABSTRACT

Limnological Investigations Of Lake Saklıgöl (Honaz, Denizli), Lake Karagöl (Bozkurt, Denizli) And Lake Kartal (Beyağaç, Denizli)

In this study, flora and fauna characteristics of Lake Saklıgöl, Lake Karagöl, Lake Kartal and Gökçeova Pond in Denizli were investigated. At the end of study, a total of 240 taxa, consisting of 59 phytoplanktons, 89 zooplanktons, 90 zoobenthic, 2 vertebrats were determined from the lakes. Among the determined taxa Dissotrocha macrostyla (Ehrenberg, 1838), Macrochaetus altamirai (Arévalo, 1918) (Rotifera) and Daphnia rosea G.O.Sars, 1862 (Cladocera) are new records for the Turkish inland water zooplankton fauna. Ochthebius ustaoglui Topkara, Jach & Kasapoglu, 2011 (Coleoptera) which determined from Lake Kartal, is new record for the world fauna.

Keywords:Biological diversity, flora, fauna, mountain lakes, Denizli.

 

Türkiye Kıyılarında Kentsel Atık Yönetimi: Atık Özümseme Kapasitelerinin Izleme Modelleme Yöntemleriyle Belirlenmesi ve Sürdürülebilir Kentsel Atıksu Yatırım Planının Geliştirlmesi (SINHA)

Proje Yöneticisi: Ercan Tıraş, Gülsen Avaz

Araştırmacılar: Çınar, M.E., Dağlı, E., (98 Diğer Araştırııcı)

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma ProjesiTÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu)

Proje No:106G124

Başl.-Bitiş T.:12/1/2008 - 12/1/2011

tr ÖZET

Akdeniz'i ve Karadeniz'i çevreleyen Ülkeler kendi deniz ortamlarında oluşan kirliliğin kontrol edilmesi amacıyla Ülkemizin de taraf olduğu Barselona Scizlegmesi (1976) ve Bükreş Sözleşmesi'ni (1992) imzalamışlardır. Bu kapsamda, her biri UNEP Bölgesel Deniz Programlarından birisi olmak üzere Akdeniz ve Karadeniz için sırasıyla "Akdeniz Eylem Planı (MAP)" ve "Karadeniz Çevre Programı (BSEP)" oluşturulmuştur. Akdeniz ve Karadeniz için 90'lı yılların ortasında eşzamanlı olarak oluşturulan Kara Kcikenli Kirleticiler Stratejik Eylem Programlarr (KKK SEP ve KSEP), bu bölgelerdeki baghca karasal gevre sorunlarrnr tanrmlamakta, ilgili g6zum onlemlerini belirlemekte ve gergeklegtirilmeleri igin son tarihleri saptamaktadrr. Sozkonusu KKK SEP'ler kapsamrnda Akdeniz Ulkeleri 2005 yrh igerisinde "Kara K6kenli Kirleticilere lligkin Ulusal Eylem Planlannr (KKK UEP)" olugturmug, Karadeniz iilkeleri ise hazrrlama sUrecine girmiglerdir. Bu gahgmalar gergevesinde, KKK SEP'in dncelikli alanlar olarak tanrmladr!r srcak nokta (SN) ve hassas alanlar (HA) Karadeniz ve Akdeniz kryrlarr igin benzer y6ntemlerle belirlenmigtir (UNEP, 1999 ve GEF BSEP 1998a). Marmara kryrlan igin ise resmi olarak SN/HA'lar hentiz belirlenmemigtir. KKK UEP'de tUm Turkiye kryrlarr igin mevcut SN ve HA'lar igin gevre alanrndaki Oncelikli yatrrrmlar yer almaktadrr (TUB|TAK MAM, 2004). Ancak son on yrl igerisinde Ulkemiz kryrlarrnda yaganan gevresel, ekonomik, kUltUrel degigimlere ba$h olarak ve UNEP MAP - MED POL Ulusal lzleme Programr, Karadeniz lzleme Programr'nrn sonuglarrnr da dikkate alarak, sOzkonusu alanlarrn tekrar gtrncellenmesi ve bu alanlarda ekolojik sistemin korunmasrna ve kirlili$in 6nlenmesine yonelik galrgmalann baglatrlmasr gerekmektedir (KKK UEP, 2004). Bu kapsamda 15-16.09.2005 tarihlerinde Qevre ve $ehircilik $ehircilik talebi Uzerine UNEP/MAP uzmanlarr ve ilgili aragtrrma kurumlarrndan gelen uzmanlarrn da katrhmryla konuyla ilgili ortak akrl toplantrlan gergeklegtirmig ve bu toplantrlar sonucunda ortak bir proje yapma gerekliligi ortaya grkmrgtrr. Bu do$rultuda, aragttrma kurumlart ve Bakanltk koordinatorlUgi.inde ortak bir proje hazrrlama girigimi baglatrlmrgtrr. Diler taraftan, AB'ye girig stirecinde bulunan Ulkemizde ulusal qevre mevzuatr da htzla ilgili AB Direktiflerine gdre yeniden dtizenlenmektedir. Bu kapsamda AB Kentsel Attksulartn Artttmt Direktifi'ne (911271'EEe) paralel olarak 2006 yrlr bagrnda "Kentsel Attksu Artttmt Yonetmeligi" yUrUrlUge girmigtir. Proje, Mevcut kogullara ve egilimlere gdre TUrkiye kryrlannda SN ve HA'lartn bilimsel veri de$erlendirme ydntemleriyle gtjncellenmesi/degerlendirilmesi; AB ilgili direktiflerine, ulusal mevzuata ve uluslararasr sdzlegmelere uygun olarak deniz ortamt ve karada en uygun kirlilik izleme metodolojisinin gegerliligi UNEP/MAP Sekreteryast taraftndan da kabul edilen ve iilkemiz kogullarrna en uygun bilimsel yaklagtmla belirlenmesini; MED POL Faz lV Ulusal izleme Programr (2007-2013) Stratejisi'nin bu metodoloji Uzerine kurularak MED POL Faz lV Anlagmasrnrn revize edilmesini; dtrofikasyon riski ve sosyo-ekonomik dnem aqrsrndan 6ncelikli alanlar olarak belirlenen Mersin ve izmir K0rfezlerinin besin elementleri dzilmseme kapasitelerinin ve otrofikasyon durumunu belirlemeye olanak verecek izleme, olgUmlerle birlikte kryt su kalitesi ve otrofikasyon modellerinin uygulanmasrnr; model uygulama alanlan igin kentsel atrksu degarj limitlerinin onerilmesini; tllkemiz kryrsal bdlgesinde belirlenecek SN ve HA'lar igerisinden segilecek naarda srnrrlayrcr besin elementlerinin biyo-deneylerle belirlenmesini; 6lgUmler ve model sonuglarrna dayah olarak besin elementleri kalite standartlarrnrn belirlenmesini; gUncellenen noktalar igin otrofikasyon riski olugumuna onemli bir girdi saglayan kentsel atrksulardan kaynaklr azot (N) ve fosforun (P) ydre kogullanna ve Kentsel Atrksu Artttmt Yonetmeli$i'ne uygun olarak arrtrm teknolojilerinin literatUr galrgmalanyla belirlenmesini; ozellikle turizmin geligmekte oldugu alanlar igin desantralize attksu ydnetimi ve KKK SEP'in 2025 hedeflerine de uygun olarak antrlan atrksulann sulama suyu olarak kullanrm alternatiflerinin aragtrrrlmasrnr, KKK UEP'deki SN ve HA'lara ait kentsel atrksu arrtrmr yatrrrm portfoyunun bu sonuglara g6re revize edilmesini igermektedir. Bu projenin en onemli hedef ve qrktrlan ise; yeni bilimsel kavramlarrn, fikirve teknolojilerin Ulkemiz kryr ekosisteminin korunmasr ve karasal kaynaklr atrksu girdilerinin azaltmasr ydnilnde uygulanmasrnrn saglanmasr ve yaygrnlagtrrrlmasr; SN ve HA'larrn yonetim stratejisinin olugturulmasrna katkrda bulunulmasr; bu projenin qrktrlannrn Barselona ve Btlkreg Sdzlegmeleri eki olan KKK Protokolleri kapsamrnda Ulkemizin hem KKK SEP'ler hem de KKK UEP gergevesinde uluslarasr sdzlegmelerdeki yUkUmlUlUklerinin gergeklegtirilmesi; SN ve HA'lann srnrrlarr kapsamrnda ulusal 6lgekte y6rede paydaglann hem ekonomik olarak gegim kaynaklarrnrn hem de yagadrklan gevrenin ekolojik yaklagrmlr yine onlarrn katrhmlanyla birlikte s0rdUrUlebilir olarak korunmasr ve iyilegtirilmesi igin gok paydaglr katrhmlarrn olugturulmasr; proje sonucunda olugan bulgu ve bilgilerin kurumlar arasrnda paylagtlmastntn saglanmast; yenilik igeren bilimsel yayrnlarrn Uretilmesi; gevre bilimlerinde ihtiyag duyulan entegre gahgmalarrn yaygtnlagttrtlmast; uygulamalt deniz bilimleri ve yeni antrm teknolojileri konularında ulusal ihtiyaca cevap verecek uzman kadroların oluşturulması ve genç bilim adamlarının yetiştirilmesine katkı sağlamasıdır.

Anahtar Kelimeler: Sıcak nokta, hassas alan, kıyı alanları, ötrofikasyon, ozümleme kapasitesi, sınırlayıcı besin elementi, atık su yönetimi, besin elementleri giderimi, sürdürülebilir atıksu arıtımı.

en ABSTRACT

Urban Waste Managment On The Shores Of Turkey': Determination Of Waste Assimilative Capacity By Monitoring Modelling Methods And Developing Of Sustainable Urban Waste Water Investment Plan (Sinha)

 

Keywords:

Gölcük Gölü Bentik Omurgasızlarının Ekolojileri İle Zamansal ve Uzaysal (Spatio-Temporal) Dağılımları

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Murat Özbek

Araştırmacılar: Balık, S., Ustaoğlu, M.R., Egemen, Ö., Yıldız, S., Taşdemir S., Başaran, A., Aksu, M., Topkara, E.T.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:08-SÜF-006

Başl.-Bitiş T.:6/1/2008 - 5/30/2011

tr ÖZET

Sığ bir Akdeniz gölünün (Gölcük gölü, İzmir, Türkiye) makrobentik komüniteleri incelenmiştir. Bentik gruplar iki yıllık bir periyotta (Haziran 2008-Mart 2010) 6 lokaliteden örneklenmiştir. İlave olarak, aynı periyotta hipolimnik su kalitesi değişkenleri de izlenmiştir. Bu çalışmanın amaçları (a) bentik komünitelerin yıl içi ve zamansal değişimlerini tanımlamak, (b) muhtemel kominite değişimlerini çevresel değişkenlerle ilişkilendirmek ve (c) gölün ekolojik durumunun kominite indeksleri üzerinden yansımalarını değerlendirmek olarak sıralanabilir. Gölcük Gölü’nün bentik faunasının 4 taksonomik gruba dahil olan 16 tür neticesinde oldukça fakir olduğu tespit edilmiştir. Oligochaeta kominitesi toplam bentik faunanın %96,72’sini teşkil etmektedir. Potamothrix hammoniensis en baskın tür olup toplam bentik faunanın %72’den fazlasını temsil etmektedir. Chironomus plumosus en baskın chironomid türüdür ve toplam bentik faunanın %2.78’ini temsil etmektedir. Hemen hemen tüm bentik türler benzeri yıl içi mevsimsel dağılımı göstermekte olup, populasyon yoğunlukları ilkbahar mevsiminde pik yapar. Bu durum P. hammoniensis için geçerli değildir; bu tür tüm örnekleme periyodunda dominant haldedir. Derinlik, çözünmüş oksijen, pH, elektrik iletkenliği, ışık geçirgenliği ve su sıcaklığı komünite indislerini etkileyen temel faktörler olarak dikkati çekmektedir. Gölcük Gölü’nde bentik komüniteler insan faaliyetlerinden etkilenmiş olup, kompozisyonlarındaki türler hiperötrofikasyona daha toleranslı olanlara doğru değişim göstermiştir. Bu durum da gölün ötrofik yapıdan hiperötrofik yapıya geçtiğinin açık bir göstergesidir.

Anahtar Kelimeler: Lentik ekosistemler, makroinvertebratlar, çeşitlilik, sığ göl, ötrofikasyon.

en ABSTRACT

Ecology And Spatio-Temporal Distributions Of Benthic Macro-Invertebrates In The Gölcük Lake.

The macroinvertebrate benthic community of a shallow Mediterranean lake (Lake Gölcük, İzmir, Turkey) was studied. The benthic assemblage was sampled seasonally at six sites during a period of 2 years (June 2008–March 2010). Additionally, hypolimnetic water quality variables were monitored over the same period at each site. The aims of these study can be listed as: (a) to describe the intra-annual and spatial variability in benthic communities, (b) to relate possible community changes to environmental conditions and (c) to evaluate the responses of the lake’s ecological status on community indices. The benthic fauna of Lake Gölcük was found to be very limited with 16 species belonging to four taxonomic groups. The oligochaete community comprised 96.72 % of the total benthic fauna. Potamothrix hammoniensis was the dominant benthic species and represented more than 72% of the total benthic fauna. Chironomus plumosus was the most abundant chironomid species contributing with about 2.78% of the total benthic fauna. Almost all the benthic species showed the same intra-annual seasonal pattern, with peak population densities during spring except P. hammoniensis which predominated during the whole sampling period. Depth, dissolved oxygen, pH, conductivity, transparency, and water temperature seemed to be the main environmental factors affecting community indices. Benthic communities are affected by human disturbances in Lake Gölcük shifting their composition to more tolerant taxa, reflecting also the eutrophic to hypertophic character of the lake.

Keywords:Lentic ecosystems, macroinvertebrates, diversity, shallow lake, eutrophication.

 

Türkiye Kıyılarında Kentsel Atıksu Yönetimi: Sıcak Nokta ve Hassas Alanların Yeniden Tanımlanması, Atık Özümseme Kapasitelerinin İzleme-Modelleme Yöntemleriyle Belirlenmesi ve Sürdürülebilir Kentsel Atıksu Yatırım Planlarının Geliştirilmesi Projesi

Proje Yöneticisi: Gülsen Avaz

Araştırmacılar: Çınar, M. E., ve Diğer 63 Araştırıcı

Destekleyen: TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu)

Proje No:107G067

Başl.-Bitiş T.:3/1/2008 - 3/1/2011

tr ÖZET

 

Anahtar Kelimeler: 

en ABSTRACT

 

 

Keywords:

 

Fethiye-Göçek Özel Çevre Koruma Bölgesi Kıyı ve Deniz Alanlarının Biyolojik Çeşitlilik Tespiti Projesi, Çevre Bakanlığı Projesi

Proje Yöneticisi: Betil Ergev

Araştırmacılar: Çınar, M.E., Kocataş, A., Katağan, T., Önen, M., Öztürk, B., Kırkım, F., Doğan, A., Yokes, B., Okudan, E., Dağlı, E., Açık Çınar, S., Kurt Şahin, G., Bakır, K.

Destekleyen: Dokay Mühendislik Ltd.Şti.

Proje No:Çevre Bakanlığı, ÖÇK

Başl.-Bitiş T.:1/1/2008 - 1/1/2010

tr ÖZET

 

Anahtar Kelimeler: 

en ABSTRACT

 

 

Keywords:

 

Zararlı Denizel Diatom Thalassiosira allenii takano (Bacillariophyceae) Türünün Cd Akümülaysonu

Proje Yöneticisi: Dr. Göknur Şişman Aydın

Araştırmacılar: Şişman Aydın, G., Büyükışık, B., Oral, R.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:07-SÜF-21

Başl.-Bitiş T.:5/1/2007 - 1/1/2012

tr ÖZET

Denizel diatom Thalassiosira allenii Takano 4 gün için farklı kadmiyum konsantrasyonlarına (1-100mg/l) maruz bırakılmıştır. Uzaklaştırılan kadmiyum miktarları kaydedilmiştir. 25 mg/l den düşük kadmiyum konsantrasyonlarında, kültürünün kadmiyum alımı tüm günler boyunca doğrusal bir trend izlemiştir. Ortamdaki 10 mg / l'den daha düşük kadmiyum konsantrasyonlarında, T.allenii kadmiyum çoğunu hücre içinde uzaklaştırmıştır. Yüksek kadmiyum konsantrasyonlarında (5-10 mg/l), T.allenii hücreleri üzerinde kadmiyum büyüme inhibisyonu etkisi nedeniyle, hücre yüzeyinde tutunan kadmiyumun miktarı, hücre içinde tutulan kadmiyum miktarından daha yüksek olmuştur Bu inhibisyon hücre içindeki kadmiyum birikimini azaltmıştır.

Anahtar Kelimeler: Kadmiyum, denizel diyatom ,biyoakümülasyon, büyme kinetiği

en ABSTRACT

Cd Accumulation Of Harmful Marine Diatom Thalassiosira Allenii Takano (Bacillariophyceae)

The marine diatom Thalassiosira allenii Takano was exposed to different cadmium concentrations (1-100mgl -1) for 4 days. The amounts of cadmium removed was recorded. At lower cadmium concentrations

Keywords:Cadmium, Marine diatom, bioaccumulation, growth kinetic

 

Nil Yumuşak Kabuklu Kaplumbağası’nın (Trionyx triunguis) Köyceğiz, Dalyan ve Dalaman (Muğla) Kompleksindeki Populasyonu ve Dağılımı

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Ertan Taşkavak

Araştırmacılar: Akçınar, S.C., Kaya, M.

Destekleyen:  Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:07-SÜF-006

Başl.-Bitiş T.:1/5/2007 - 1/5/2012

tr ÖZET

Nil Yumuşak Kabuklu Kaplumbağası [Trionyx triunguis (Forskal, 1775)], Türkiye’nin de taraf olduğu, BERN Anlaşması (Avrupa'nın Vahşi Yaşamını ve Doğal Habitatlarını Koruma Anlaşması) ve CITES Anlaşması (Nesli Tehlike Altındaki Vahşi Fauna ve Flora'nın Uluslararası Ticareti Anlaşması) ile tüm popülasyonları, Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN)’nin kırmızı listesinde (“Kritik Tehlikede” (CR C2a) kategorisi altında) ise Akdeniz alt popülasyonu koruma altında olan bir türdür. Çalışmada 2007-2011 yılları arasında türün Dalaman, Dalyan ve Köyceğiz popülasyonları incelenmiştir. Dalaman bölgesinde, 2009-2011 yılları arasında yapılan, oniki örnekleme’de yakalanan 415 bireyin 148’i yeniden yakalanan bireylerdir. Markalı 267 hayvanın, 148'i erkek (%55), 69’u dişi (%26) olarak belirlenmiş, 50'sinin (%19) ise cinsiyeti belirlenememiştir. Erkek:Dişi oranı, 2,14:1 olarak hesaplanmıştır. Dalaman’da, Jolly-Seber yönteminin A′ modeli kullanılarak yapılan popülasyon tahmininde, 396 ±36 (%95 G.A. 324-467) birey olduğu tahmin edilmiştir. Bu tahmine gore, Dalaman’da, birim alandaki popülasyon yoğunluğu 14 birey/ha (%95 G.A. = 11 - 16 birey/ha) olarak hesaplanmıştır. Tahmini ortalama popülasyon büyüklüğünün ise yaklaşık %67,4’ü (n=267) markalanmıştır. Ortalama yakalama olasılığı (p) 0,094 ±0,009 (%95 G.A. = 0,076-0,112) ve ortalama hayatta kalma oranı (Φ) 0,957 ±0,076 (%95 G.A. = 0,808-1,106 ) olarak belirlenmiştir. Erkek bireylerin her yönden dişilerden daha büyük olduğu belirlenmiştir (t-testi; EKB için, t=5,04, d.f. 215, p<0,0001; DKE için, t=4,07, d.f. 215, p<0,0001, DPB için, t=3,66, d.f. 215, p<0,001; Ağırlık için, t=4,04, d.f. 215, p<0,0001). Ayrıca, erkeklerin kuyruk boyunun da dişilerinkinden daha uzun olduğu tespit edilmiştir ( t=21,55, d.f. 215, p<0,0001). Dalyan’da 2007-2011 yılları arasında gerçekleştirilen görsel sayımlarda, karapas boyu 50 cm ve üzerinde olan, yılda ortalama 18 bireye rastlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Nil Yumuşak Kabuklu Kaplumbağası, Trionyx triunguis, Dalaman, Dalyan, Popülasyon

en ABSTRACT

Population and Distribution of Nile Sofshelled Turtle (Trıonyx triunguis) in Köyceğiz, Dalyan and Dalaman (Muğla)

Nile softshelled turtle (Trionyx triunguis) is protected globally under BERN Convention and CITES Convention, and its Mediterranean subpopulation is listed under IUCN RedList as “Critically Endangered” (CR C2a). In this study, Dalaman, Dalyan and Köyceğiz populations of the species were investigated between 2007 and 2011. In In Dalaman, twelve sampling period yielded 415 individuals, which 148 of them were recaptures. From 267 marked animal, 148 (55 %) were male, 69 (26 %) were female and 50 (19 %) were of indeterminate gender. Male:Female ratio were calculated as 2,14:1. By using Jolly program and Model A′, mean population size in Kükürt and Kargın Lakes together with Tersakan and Taşlıçay channels were estimated 396 ±36 (95 % CI = 324,2-466,9). From this estimation, population density were calculated 14 turtle/ha (95 % CI = 11 - 16 turtle/ha). Approximately 67,4 % of the mean estimated population was marked. Mean capture probability (p) and mean survival ratio (Φ) were 0,094 ± 0,009 (95 % CI = = 0,076-0,112) and 0,957 ± 0,076 (95 % CI = 0,808-1,106 ), respectively. Males were bigger than females for all measurement characters (t-test; for CCL, t=5,04, d.f. 215, p<0,0001; for SCW, t=4,07, d.f. 215, p<0,0001; for SPL, t=3,66, d.f. 215, p<0,001; for body mass, t=4,04, d.f. 215, p<0,0001). Moreover, tail legnth of males were also longer than females ( t=21,55, d.f. 215, p<0,0001). In Dalyan and Köyceğiz, there were 18 turtle/year (min. 14, max. 24) observed by visual census.

Keywords:Nile Softshelled Turtle, Trionyx triunguis, Dalaman, Dalyan, Population

Akmermer Koyu (Yenişakran) ve Hacıahmetağa Koyu (Çaltıdere) Kıyılarında Dağılım Gösteren Balıkların Tür Çeşitliliğinin Belirlenmesi

Proje Yöneticisi: Doç.Dr. Şule Gürkan

Araştırmacılar: Toğulga,M., Kaya, M. Taşkavak, E., Hoşsucu, B. Özaydın, O., Sever, T.M., Uçkun İlhan, D., Akalın, S., Bayhan, B., Akçınar, S.C., Taylan, B., Ulutürk, E., Leblebici, S., Filupici, I., Filiz, H. (Muğla Ünv.), Çoker, T. (Muğla Ünv.)

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:06-SÜF-017

Başl.-Bitiş T.:12/4/2006 - 12/31/2009

tr ÖZET

Balık örnekleri araştırma bölgesinden (Akmermer koyu, Çandarlı Körfezi) Mayıs 2007- Haziran 2008 tarihleri arasında aylık olarak toplanmıştır. Tül ığrıp ile balık örneklemesi sonucu 15 familyaya ait 38 tür tespit edilmiştir. Bulunuş frekansı bakımından baskın türler; Syngnathus typhle (10 ay), Syngnathus acus ile Atherina boyeri (9 ay), Syngnathus abaster (8 ay) ve Gobius sp., (7 ay)’dir

Anahtar Kelimeler: Ege Denizi, Çandarlı Körfezi, balık faunası

en ABSTRACT

Determination Of The Fish Species In The Coasts Of Akmermer Bay (Yenişakran) And Haciahmetağa Bay (Çaltidere)

Fish specimens were monthly collceted from sampling areas (Akmermer coasts, Çandarlı Bay) between May 2007- June 2008. As a result of sampling with a fine trammel net, we determined 38 fish specimens belonging to 15 families. The dominant fish species were Syngnathus typhle (10 months), Syngnathus acus and Atherina boyeri (9 month), Syngnathus abaster (8 month) and Gobius sp., (7 month).

Keywords:Aegean Sea, Candarlı Bay, fish fauna

 

Endüstriyel Atıksuların Özellikleri ve Biyotest Uygulamaları

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Rahime Oral

Araştırmacılar: Gündoğdu, V., Beyazkaya, B.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:06-SÜF-010

Başl.-Bitiş T.:6/1/2006 - 5/31/2010

tr ÖZET

Bu çalışma, dört farklı endüstrilerin (deri, selüloz-kağıt, kimya ve tekstil endüstrileri) akut toksisitesinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesinden oluşur. Toksisiteyi ölçmek için iki biyotest kabul edilmiştir: Daphnia magna ve Paracentrotus lividus. Tüm atıksularda BOİ, KOİ, askıda katı madde, çökelebilir katı madde, pH ve metaller gibi geleneksel fiziko-kimyasal parametreler ölçülmüştür. Biyotestlerin duyarlılığı atıksu kompozisyonuna bağlı olarak farklılık göstermiştir. Farklı endüstrilerden gelen arıtılmış atıksuların toksisite bulgularına göre deri endüstrisi arıtılmış atıksuları D. manga üzerine en fazla toksik etkiye neden olurken bunu sırası ile kağıt ve tekstil endüstrilerinin atıksuları izlemiştir. Bu çalışmada test edilen arıtılmış endüstriyel atık suların P. lividus embriyonik gelişimi üzerine belirgin bir toksik etkisi bulunamamıştır.

Anahtar Kelimeler: endüstriyel atıksu, toksisite, Daphnia magna, Paracentrotus lividus

en ABSTRACT

Industrial Wastewater Properties And Biyoassay Aplications

The present work consist of comparative evaluation of the acute toxicity of four diferent industries ( leather, pulp-paper, chemical and textile industries). Two biyoassays were considered for measuring toxicity: Daphnia magna and Paracentrotus lividus. In all wastewaters, conventional physico-chemical parameters such as BOD, COD, suspended solids, dissolved solids, pH and metals were measured. The sensitivity of of the bioassays is different depending on wastewater composition. Results of toxicity tests on different treated wastewaters showed that the leather effluent was the most toxic, followed by pulp-paper and textile plant discharges on D. magna. The industrial treated effluents tested in this work showed no toxicity on P. lividus embryonic development.

Keywords:industial wastewater, toxicity, Daphnia magna, Paracentrotus lividus

 

Adıgüzel Baraj Gölü’nün (Güney-Denizli) Limnolojik Yönden Araştırılması

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. M. Ruşen Ustaoğlu

Araştırmacılar: Balık, S., Egemen, Ö., Sarı, H.M., Özbek, M., Özdemir Mis, D., Aygen, C., Taşdemir, A., Yıldız, S., Kaymakçı Başaran, A., İlhan, A., Topkara, E.T., Sömek, H.,

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:06-SÜF-009

Başl.-Bitiş T.:1/1/2006 - 1/1/2011

tr ÖZET

Adıgüzel Baraj Gölü’nde Ocak 2007-Aralık 2007 tarihleri arasında aylık olarak gerçekleştirilen arazi çalışmaları ile baraj gölünün limnolojik özellikleri belirlenmiştir. Çalışmamız esnasında, baraj gölünün Mart ve Nisan aylarında 71 m olarak saptanan maksimum derinliğinin yaz aylarında sulama nedeniyle Eylül ayında 47 m’ye kadar düştüğü tespit edilmiştir. Planktonik çalışmalar sonucunda, fitoplanktonda 44, zooplanktonda ise 43 olmak üzere baraj gölünde toplam 87 takson saptanmıştır. Fitoplanktonda Chlorophyta ve Bacillariophyta, zooplanktonda ise Rotifera gruplarının baskın olduğu bulunmuştur. Bentosunda ise 6 tür saptanmış olup, bu türlerin çoğunluğunu Chironomidae türleri oluşturmaktadır. Balıklardan ise 9 takson tespit edilmiş olup en büyük populasyonu Chondrostoma meandrense oluşturmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Biyolojik Çeşitlilik, Baraj Gölü

en ABSTRACT

Limnological Investigation Of Adigüzel Dam Lake (Güney-Denizli)

The limnological characteristics of Adıgüzel Dam Lake were determined by investigations carried out monthly January 2007-December 2007. During the study, it was found that the maximum depth of dam impoundment, 71 m (March and April), decreased to 47 m (September) due to the irrigation in summer period. At the end of planktonic research, of 87 taxa described, 44 belong to phytoplankton and 43 to zooplankton. Chlorophyta and Bacillariophyta in phytoplankton, Rotifera in zooplankton were the dominant groups. Of the 6 species described in benthos, most of them were Chironomidae species. In addition, 9 fish species were describe and the dominant population belonged to Chondrostoma meandrense.

Keywords:Biological Diversity, Dam Lake

 

Türkiye'nin Levanten ve Ege Denizi Kıyılarında Dağılım Gösteren Eulimella, Odostomia ve Ondina (Gastropoda:Pyramidellidae) Türlerinin Taksonomik ve Ekolojik Özellikleri

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Bilal Öztürk

Araştırmacılar: Öztürk, B., Bitlis, B.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:07-SÜF 011

Başl.-Bitiş T.:9/1/2005 - 1/11/2008

tr ÖZET

Bu çalışma, Heterobranchia kapsamında bulunan Eulimella, Odostomia ve Ondina (Pyramidellidae, Gastropoda) türlerinin Türkiye’nin Levanten (Akdeniz) ve Ege Denizi kıyılarındaki dağılımını saptamak amacıyla yapılmıştır. Bu nedenle, bu denizlerin kıyılarından 1995-2005 yılları arasında yapılan örneklemelerde, yukarıda belirtilen 3 genusa ait bireylerin elde edildiği istasyonlar dikkate alınarak değerlendirmeler yapılmıştır. Bu kapsamda, Ege Denizi kıyılarından 76 ve Levanten Denizi kıyılarından 23 istasyon olmak üzere, toplam 99 istasyonun, 0-150 m arasındaki derinliklerinde bulunan değişik biyotoplardan örneklenen Eulimella, Odostomia ve Ondina genuslarına ait toplam 572 birey incelenmiştir. Örneklerin kalitatif ve kantitatif incelenmeleri sonucunda, bu genuslara ait 22 tür ve 1 alt tür saptanmıştır. Bu türlerden, Eulimella neoattenuata Doğu Akdeniz'den ilk defa rapor edilmektedir. Bunun yanında E. neoattenuata, Odostomia carrozzai, O. eulimoides, O. lorioli, Ondina diaphana ve O. obliqua tüm Ege Denizi, 4 tür Türkiye Mollusca faunası, 2 tür Türkiye' nin Levanten Denizi ve 17 tür Türkiye' nin Ege Denizi kıyıları için ilk defa bu çalışmada bildirilmektedir. Ayrıca bu çalışmada saptanan türlerin dağılımlarını ve ekolojik özelliklerini ortaya koyabilmek için, çeşitli istatistiksel analizler yapılmış ve sonuçları, grafik veya dendogram ile belirtilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Eulimella, Odostomia, Ondina, Akdeniz, Ege Denizi

en ABSTRACT

Taxonomical And Ecological Features Of Eulimella, Odostomia And Ondina Species (Pyramidellidae/Gastropoda) Distributed Along The Turkish Coasts Of Levantine And Aegean Seas

This study was carried out in order to determine the distribution of Eulimella, Odostomia and Ondina (Pyramidellidae, Gastropoda) species belonging to the subclassis Heterobranchia in the Levantine and Aegean coasts of Turkey. Samples were taken during the expeditions between 1995 and 2005 to the Levantine and Aegean Seas, and stations where these 3 genera were found were taken into account. A total of 572 individuals belonging to the genera Eulimella, Odostomia and Ondina were found in various biotopes and dephts (0-150 m) of 99 stations, of which 76 stations are located in the Aegean Sea and 23 stations in the Levantine Sea. As a result of qualitative and quantitative analyses of samples, 22 species and 1 subspecies belonging to these genera were determined. Among these species, Eulimella neoattenuata is new record for the eastern Mediterranean coast. E. neoattenuata, Odostomia carrozzai, O. eulimoides, O. lorioli, Ondina diaphana and O. obliqua are new to the Aegean Sea fauna, and Eulimella neoattenuata, E. unifasciata, Odostomia improbabilis, Ondina crystallina are new to the Turkish mollusc fauna. In addition, 17 species were found to be new to the fauna of the Turkish Aegean coast and 2 species to the fauna of the Turkish Levantine coast. Furthermore, in order to determine the distribution and the ecological features of the species encountered during this study, various statistical analyses were applied and the results of these analyses were presented with graphs and dendrogram.

Keywords:Eulimella, Odostomia, Ondina, Levantine Sea, Aegean Sea.

 

Değişik Deniz Kirliliği Sorunlarına Karşı Mücadelede Çözüm Yolları Üretmek (Mapo)

Proje Yöneticisi: Mrs. Françoise Duprat Partner; Prof. Dr. Uğur Sunlu

Araştırmacılar: Sunlu, U., Büyükışık,H.B., Sunlu, F.S.,

Destekleyen: Avrupa Birliği 6. Çerçeve Programı Projesi

Proje No:Contract No;023210

Başl.-Bitiş T.:9/1/2005 - 12/28/2007

tr ÖZET

Günümüzde dünya ve özelliklede Avrupa denizlerinde ve kıyısal bölgelerinde deniz kirliliği habitat ve ekosistemler üzerinde ani veya uzun süreli zararlara yol açmaktadır. Ne yazık ki son dönemlerde gerçekleşen çeşitli felaketler (Levoli Sun, Erika tanker kazaları gibi) güncel mücadele yollarının verimsiz ve yetersiz olduğunu kanıtlamıştır. Bu nedenle denizcilik sektöründe faaliyet gösteren kişilerin deneyimlerinin birleşimi ile, deniz kirliliği ile etkin bir mücadele için yeni çözümler geliştirmek, dünyadaki çevre sorunları arasında son yıllarda öncelikli konuların başında gelmektedir. KOBİ'lerin çevre kirliliği konusunda en önemli faktörlerden birisi olmalarına karşın çevresel konular üzerine odaklanmış Avrupa Komisyonu araştırma projelerine katılımları en düşük seviyededir. MAPO, güncel teknolojik ortaklıklara (IP/NoE) ve Çerçeve Programları (FP) dahilindeki araştırma-geliştirme projelerine KOBİ'lerin katılımlarında onlara destek sağlayacak bir projedir. MAPO projesi, bu amaçlara ulaşmak için konusunda tecrübeli ortakları bir araya getirmektedir ve bu ortaklar, proje tüm Avrupa Denizlerini kapsayacak şekilde 10 (Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya, Türkiye, İzlanda, Ukranya, Litvanya ve Belçika) ülkeden oluşmaktadır. Bu projede her-bir ortak 2 veya 3 komşu ülkeden sorumludur ve Projenin koordinatörlüğü Fransa tarafından yapılmaktadır. Bu proje kapsamında Ege Üniversitesinin sorumluluk alanı ise; Türkiye, Kıbrıs, Yunanistan ve Bulgaristan'dır.

Anahtar Kelimeler: Deniz Kirliliği,KOBİ, Özel Destek Hareketliliği, Avrupa Birliği, 6.Çerçeve Programı

en ABSTRACT

Enhancing Research And Development Projects To Find Solutions To Struggle Against Various Marine Pollutions”(Mapo)

World and particularly Europe are concerned with marine pollution which result in instant and long term damages to coastal and marine ecosystems. Various disasters have prove that the current means of struggle were inefficient. Every year around 3000 cases of illegal hydrocarbon dumping are detected in European waters. The amount of hydrocarbons received by European seas has been estimated at 109.000 tons/year. In addition, alien species migration, NOx and SOx emissions, biocides and ship building/repairing/scrapping activities, land based activities and run off from land are major sources of marine pollution. It is thus increasingly urgent to develop new solutions of fight by combining actors’ skills from the maritime field. Struggling against marine pollution is deemed a priority in FP6 and in FP7. “Enhancing Research and Development Projects to find Solutions to Struggle against various Marine Pollutions”(MAPO) consortium gathers partners experienced in information and assistance to "Small and Medium Sized Enterprises” (SMEs) with in European Frame Work Programmes , environmental risk and marine pollutions (Researchers and technical consultants). MAPO partners come from 10 European countries (Lithuania, Spain, Germany, UK, France, Italy, Belgium, Turkey, Ukraine and Iceland); which enables to cover all European seas, thus improving dissemination throughout Europe, in order to reduce inequalities among maritime regions.

Keywords:Marine pollution, SME, SSA,EC, 6 thFramework Programme

 

Türkiye'nin Levant Denizi Kıyılarında Bulunan Zoobentik Kommunitelerin Yapısal Özellikleri ve Lessepsian Türlerin Ekosistem Üzerine Etkileri

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Melih Ertan Çınar

Araştırmacılar: Katağan, T., Egemen, Ö., Öztürk, B., Koçak, F., Bilecenoğlu, M., Kırkım, F., Doğan, A., Başaran, A., Özcan, T., Açik, Ç. Ş., Dağlı, E., Bakır, K., Kurt G. Ş., Bitlis, B.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma ProjesiTÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu)

Proje No:104Y068

Başl.-Bitiş T.:5/1/2005 - 5/1/2008

tr ÖZET

Türkiye’nin Levant ve Ege Denizi sahillerinde 0-200 m derinliklerin çeşitli biyotoplarından toplanan bentik örneklerin faunistik analizi sonucunda, 19 sistematik gruba ait toplam 1576 tür tespit edilmiştir. Kantitatif örneklemelerde toplam 1122 tür, kalitatif örneklemelerde ise 1246 tür tespit edilmiştir. Tespit edilen türlerden 1’i bilim için (Trypanosyllis sanmartini), 7’si Akdeniz faunası için, 180’i Türkiye faunası için ve 440’ı ise Türkiye’nin Levant Denizi faunası için yeni kayıtlardır. Araştırma bölgesinde kayalık üstinfralittoral zonda biyotop oluşturan 16 türün zoobentik kommunite yapıları incelenmiştir. Bu biyotoplardan fotofilik alg biyotopu en fazla tür sayısına (505 tür); Brachidontes pharaonis biyotopu en fazla ortalama birey sayısına (68327 birey.m-2) ve en yüksek ortalama biyokütle değerine (7629 g.m-2); Cystoseira spp. biyotopu ise en yüksek ortalama çeşitlilik (H’=4.03) ve düzenlilik (J’=0.71) indeks değerlerine sahiptir. Bölgede örneklenen fanerogamlar (Halophila stipulacea, Zostera marina ve Posidonia oceanica) üzerinde toplam 387 tür tespit edilmiştir. Fanerogam içermeyen yumuşak substratlarda ise yaklaşık 600 tür saptanmıştır. Biyotopların kommunite yapıları ve kommuniteler üzerine etki eden biyotik ve abiyotik faktörler belirlenmiştir. Araştırma bölgesinde 7 sistematik gruba ait toplam 113 egzotik tür tespit edilmiştir. Bu türlerin %88’i (100 tür) bölgeye Süveyş Kanalı (Lessepsian türler) vasıtasıyla, diğerleri ise gemilerin balast suları veya karinalarıyla taşınmışlardır. Projede tespit edilen egzotik tür sayı, toplam tür sayısının %7’sini oluşturur. Egzotik türlerin bentik kommunitelerdeki önemi, araştırma bölgesinin batısından doğusuna doğru gidildikçe artmaktadır. Bu çalışmada ayrıca dominant egzotik türlerin istasyonlardaki dağılımı ve biyotoplarda oluşturdukları populasyon yoğunlukları tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Zoobentos, kommunite yapıları, egzotik türler, Levant Denizi, doğu Akdeniz, Türkiye

en ABSTRACT

Zoobenthic Community Structure Of Levantine Sea Of Turkey And Impacts Of Lessepsian Species On Ecosystem

Faunistic analysis of benthic samples taken from various biotopes at 0-200 m depths along the coasts of Levant and Aegean Seas revealed 1576 species belonging to 19 systematic groups. A total of 1122 species were encountered in qualitative samplings and 1246 species in quantitative samplings. Among the species determined, 1 species (Trypanosyllis sanmartini) is new to the science, 7 species to the Mediterranean fauna, 180 species to the Turkish fauna and 440 species to the fauna of the Turkish Levant Sea. In the investigated area, zoobenthic community structures of 16 species that constituted biotopes in the rocky upper-infralittoral zone were studied. Among the biotopes, the photophilic algae biotope was represented by the highest number of species (505 species); the Brachidontes pharaonis biotope by the highest mean number of individuals (68327 individuals.m-2) and biomass value (7629 g.m-2); and the Cystoseira spp. biotope by the highest diversity (H’=4.03) and evenness (J’=0.71) index values. On the phanerogames (Halophila stipulacea, Zostera marina and Posidonia oceanica) sampled in the area, a total of 387 species were determined. On the soft substrate without phanerogames, almost 600 species were found. The community structures of biotopes, and biotic and abiotic factors affecting these communities were determined. In the investigated area, a total of 113 exotic species belonging to 7 systematic groups were encountered. Eighty-eight percent of these species (100 species) were introduced to the area via the Suez Canal (Lessepsian species), and the others by the ballast water and hulls of ships. The number of exotic species found during this project comprises 7% of the total number of species. The importance of exotic species in benthic communities increases from the west to the east of the investigated area. In this study, the distribution of dominant exotic species to stations and their population densities on biotopes were determined.

Keywords:Zoobenthos, community structure, exotic species, Levant Sea, eastern Mediterranean, Turkey

İzmir Körfezi ve Sığacık Körfezi'nde (Ege Denizi) İzmarit ( Spicara flexuosa Rafinesque, 1810) ve Kurdela Balığı (Cepola rubescens Linnaeus, 1766)'nın Mevsimsel Beslenme Özellikleri

Proje Yöneticisi: Doç.Dr. Tuncay Murat Sever

Araştırmacılar: Mater, S., Toğulga, M., Kaya, M., Hoşsucu, B., Taşkavak, E., Özaydın, O., Bilecenoğlu, M., Filiz, H., Çoker, T., Uçkun, D., Akalın, S., Bayhan, B., Gürkan, Ş.

Destekleyen: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi

Proje No:05-SÜF-007

Başl.-Bitiş T.:5/1/2005 - 12/8/2009

tr ÖZET

Kurdela balığı (Cepola rubescens Linnaeus, 1766) ve İzmarit balığının (Spicara flexuosa Rafinesque, 1810) İzmir Körfezi ve Sığacık Körfez’indeki beslenme rejimlerini belirlemek için yapılan bu çalışmada, araştırma bölgesinden Mayıs 2005 - Haziran 2006 tarihleri arasında mevsimsel olarak ticari trol teknesi ile elde edilen toplam 1180 balık örneği incelenmiştir. Mide içerikleri her iki körfez için mevsimlere ve boy gruplarına göre değerlendirilmiştir. Mikroskobik mide analizleri sonucunda; İzmarit balığının İzmir Körfezi’nde 13, Sığacık Körfezi’nde 16, Kurdela balığının ise İzmir Körfezi’nde 17, Sığacık Körfezi’nde 18 zooplanktonik grup ile beslendiği tespit edilmiştir. Nispi Önemlilik İndeksine göre (IRI) her iki balık türü esas olarak Copepoda ile beslenmekte bu grubu sırasıyla Cladocera, Decapoda ve Appendicularia takip etmektedir. Ayrıca balıkların boyu arttıkça daha büyük av gruplarıyla beslendiği saptanmıştır. Sonuç olarak, her iki türünde beslenmelerinde seçicilik olmadığı genellikle ortamda yoğun olarak bulunan zooplanktonik gruplar ile beslendiği belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: İzmir Körfezi, Sığacık Körfezi, İzmarit balığı, Kurdela balığı, Zooplanktonik grup, Beslenme rejimi.

en ABSTRACT

Feeding Habits Of Blotched Picarel [Spicara flexuosa (Rafinesque, 1810)] And Red Bandfish [Cepola rubescens (Linnaeus, 1766)] From Izmir And Sığacık Bay (Aegean Sea)

In this investigation, total amount of 1180 fish species, Spicara flexuosa and Cepola rubescens collected by commmercial trawling during May 20005 - June 2006 from Sığacık Bay and Izmir Bay, were examined for their feeding habits . Stomach contents were evaluated considering the seasons and lenght groups. According to the results of light microscopic examinations of stomach contents, it had been determined that, Spicara flexuosa were fed on 13 zooplanktonic groups in Izmir Bay where as 16 in Sığacık Bay, as Cepola rubescens were fed on 17 zooplanktonic groups in Izmir Bay and 18 in Sığacık Bay. The both species were mainly fed on Copepoda followed by Cladocera, Decapoda, and Appendicularia according to the index for Relative Impotance (IRI). Besides that, the fish were fed on the bigger size food as their lenght increase In conclusion, the both fish species are non-selective on food and fed on the zooplanktonic groups present concurrently .

Keywords:Izmir Bay, Sığacık Bay, blotched picarel, red bandfish, zooplanktonic groups, feeding habits.

 

Çeşme Ildır Yöresinde Kurulacak Off-Shore Yetiştiriciliği Projesi

Proje Yöneticisi: Prof.Dr. Özdemir Egemen

Araştırmacılar: Egemen,Ö., Kocataş,A., Ergen,Z., Özel,İ., Katağan,T., Koray,T., Önen,M., Kaya,M.,Taşkavak,E., Çınar,M.E., Öztürk,B., Elbek,A.G., Kırkım,F., Yurga,L., Aker,V., Başaran,A., Aksu,M., Dağlı,E., Doğan,A., Özcan,T., Bakır,K.

Destekleyen: Çamlı Yem A.Ş.

Proje No:

Başl.-Bitiş T.:1/1/2005 - 12/30/2006

tr ÖZET

Bu çalışmada, Ildır körfezinde açık Deniz kafes sistemi levrek ve çipura yetiştiriciliği projesi kapsamında saptanan 2 istasyonda 7 Nisan 2005 tarihinde fizikokimyasal parametreler, fitoplankton, zooplankton, bentik canlılar, balıkçılk, Akdeniz keşiş foku çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Ildır, Fizikokimyasal Parametreler, Fitoplankton, Zooplankton, Bentik canlılar, balıkçılık, Akdeniz Keşiş Foku.

en ABSTRACT

The Project Of Off-Shore Aquaculture In Ildır-Çeşme

 

Keywords:Ildır, physico-chemical parameters, Phytoplankton, Zooplankton, Benthos, Fisheries, Mediterranean monk seal.

 

Etkinlik Takvimi